NEDEN TÜRKİYE'YE YATIRIM ?

  • Stratejik olarak Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’nın kesişim noktasında bulunan ve yaklaşık 78 milyon nüfusa sahip Türkiye; 1,5 milyar tüketiciye kolayca erişebilmekte olup aynı zamanda doğal bir enerji koridoru olarak Doğu-Batı, Kuzey-Güney arasında önemli bir bağlantı noktası konumundadır. Özellikle son 14 yıldır tek parti iktidarının sağladığı ekonomik ve siyasi istikrar ile köklü bir ekonomik dönüşüm geçiren ülke; 2014 yılı itibari ile yaklaşık 800 milyar ABD Doları GSYİH ile dünyanın en büyük 16., Avrupa’nın ise en büyük 6. ekonomisi konumundadır.
  • Mevcut durum, stratejik planlar ve yapımı devam eden ve üzerinde çalışılan geleceğe yönelik projelerle birlikte Türkiye gayrimenkul sektörü yatırımcıları için büyük fırsatlar sunmaya devam etmektedir. Yapımı tamamlanan Marmaray, inşaat aşamasında olan 96 milyon yolcu kapasiteli İstanbul üçüncü havalimanı projesi, 3. Boğaz Köprüsü Projesi, uygulamada olan kentsel dönüşüm projeleri, fizibilite çalışmaları yapılan Kanal İstanbul projesi ve diğer büyük projeler yakın gelecekteki faaliyetlere yön vermektedir.
  • 2014 yılında 12,5 milyar ABD Doları doğrudan yabancı yatırım tutarının 4,3 milyar Doları gayrimenkul ve inşaat sektörlerinden elde edilmiştir. Ayrıca Mütekabiliyet Yasası’nın yürürlükten kaldırılması ile yabancılara konut satışı hızlı bir artış içerisindedir.
  • Dünya çapında yatırımcılara ve geliştiricilere belli başlı konut piyasalarının performanslarını izleme ve karşılaştırma olanağı sağlayan Knight Frank Küresel Konut Fiyat Endeksine göre Türkiye son dönemde 56 lokasyonluk indekste Hong Kong’un ardından 2. sırada yer almıştır. Ayrıca yıllık fiyat artışı endeksi bakımından %18,5’lik artışla İrlanda, Lüksemburg, Estonya ve İzlanda’yı geride bırakarak Avrupa’nın en iyi performans gösteren ülkesi konumuna yükselmiştir. Yukarıda ifade edilen projelerin tamamlanmasının ardından sadece Avrupa’da değil, tüm dünya genelinde önemli bir konuma yükseleceği aşikardır.
  • Gayrimenkul sektörünün en önemli dinamiklerinden biri olan Türkiye’deki ofis piyasası yatırımcılar için çok büyük bir potansiyel barındırmaktadır. Ülke genelinde alınan iş yeri inşaat ruhsatları 6,84 milyon metrekareye ulaşarak %27 oranında artmıştır. İstanbul Finans Merkezi gibi projelerin tamamlanması ile 2017 yıl sonunda A sınıfı ofis arzının 6,5 milyon metrekareye ulaşması beklenmektedir. Yapımına 2009 yılında başlanan, maliyeti 2 milyar Dolar olması beklenen İstanbul Finans Merkezi Projesi İstanbul’da bir finans bölgesi oluşturmak ve geliştirmek üzere tasarlanmış son yılların önemli projelerinden biridir. Tamamlanmasından sonra finans bölgesi New York ve Londra’daki benzerlerinden daha büyük olacaktır.
  • Tanınmış bir turizm destinasyonu olarak Türkiye dünyanın en popüler 6. çekim noktasıdır. 40 milyonun üzerinde yabancı turist sayısı, 1.250.000 ‘in üzerinde yatak kapasitesi ile 13.436 adet kayıtlı konaklama tesisi, %15’i uluslararası yatırımcılara ait olmak üzere 165’in üzerinde otel zinciri ve yapımı devam eden 74.130 yatak kapasiteli 281 projenin yapımı ile bu alandaki iddiasını sürdürmektedir.
  • Perakende piyasasına bakıldığında ise yüksek talep kaynaklı dikkat çekici bir büyüme görülmektedir. 10,24 milyon metrekare toplam brüt kiralanabilir alanıyla Türkiye’de 350 adet alışveriş merkezi hizmet vermektedir. Sadece İstanbul’da toplam brüt 3.809.736 metrekarelik kiralanabilir alana sahip alışveriş merkezi bulunmaktadır. JLL 2015 Sınır Ötesi Perakende Çekicilik Endeksine göre İstanbul bu verilerle Avrupa’nın en büyük 7. pazarıdır. Bununla birlikte kişi başına düşen kiralanabilir toplam alanın Avrupa ortalamasına kıyasla, Türkiye ortalamanın altında seyretmektedir. Bu durum, Türkiye’nin perakende alanında taşıdığı büyüme potansiyeline işaret etmektedir.
  • Yukarıdaki faktörlerin yanı sıra yakın gelecekte gayrimenkul piyasasını etkileyecek en önemli alt sektörlerden biri de kentsel dönüşümdür. Büyük şehirlerdeki hızlı nüfus artışı, artan refah seviyesi ile kentleşme eğilimi bu alandaki projelerin hacmini ve konut yenileme süreçlerini arttırmada hayati rol oynamaktadır. Ülke çapında gelecek 20 yıl içinde yaklaşık 6,7 milyon binanın yıkılarak yeniden yapılması tahmin edilmektedir. Kentsel dönüşüm projeleri için her yıl 15 milyar ABD Doları finansman gerekecektir. Özel sektörün başrolü üstlendiği bu girişim için 400 milyar ABD Doları kaynak ayrılmıştır.
  • Uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken çok sayıda proje ile Türkiye’nin 2014 yılında MIPIM’de (Dünya Gayrimenkul Piyasası) üst üste ikinci kere Onur Ülkesi seçilmesi şaşırtıcı değildir.
  • Sonuç olarak elverişli konumu, mevcut potansiyeli, büyük projeleri, bölgesel işbirlikleri ve 2023 yılına yönelik büyük hedefleri ile Türkiye, güçlü inşaat sektörünü artan ticari ve sınai üretimi ile bir araya getirerek yatırımcılar için önemli fırsatlar sunmaktadır.
BİLGİLENDİRİLMEK

İSTER MİSİNİZ ?

İLETİŞİM

BÜLTEN ÜYELİĞİ

Tüm kampanya ve duyurulardan haberdar olmak istiyorum.

Lütfen Bekleyin...

Email ile gönderilen bültenimize üye olmak için yukarıdaki kutuya email adresinizi girip Kayıt Ol butonuna tıklayın.